Bilgi Karmaşası ile Kalite Arasındaki İnce Çizgide Arayüz Tasarımı

Günlük / Havadan Sudan / Bilgi Karmaşası ile Kalite Arasındaki İnce Çizgide Arayüz Tasarımı

Yerel seçimlerin gündemimizde olduğu geçtiğimiz günlerde televizyonlardaki sonuçlara ilişkin bilgi ve görsel kargaşası eminim sizleri de benim kadar rahatsız etmiştir. Sonuçları bir bakışta algılayabildiğiniz tek bir ekran gördünüz mü? NTV sunucuyu dokunmatik ekran ile buluşturmaya karar verdi ama temel bir problem var, sunucu bize mi bakacak yoksa ekrana tıklayıp sonuçları mı inceleyecek? Ekrana girip çıkarken oldukça hareketli anlar yaşadı gecenin sunucuları. Yine de son dönemlerin en kayda değer, üzerinde emek harcanmış arayüz çalışması olarak dikkat çekti NTV’nin seçim ekranı. Televizyonda sunucuları izlerken aslında bir çeşit kullanıcı deneyi izler gibiydik. Kaç tanesi yayından önce pratik yaptılar ekranla bilmiyorum ama ekranda oldukları birkaç saat içinde arayüzü kullanma süratlerinin ve denemeler yapmaktaki cesaretlerinin artışını görmek oldukça eğlenceliydi. Kullanıcıdan arayüzü test etmesini istediğinizde bekleyebileceğiniz her durumu yaşadılar.

Hepimizin hayatı buna benzer  ekranların karşısında geçiyor, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, beyaz eşyalarımız, otomobilimiz, ATM cihazı hatta loto oynadığımız makineler... Sesi açarken ya da kanal ayarlarken televizyonunuzun size ne kadar yardımcı olduğunu düşünüyorsunuz? Para çekerken ekrandaki yönlendirmeler sizin işleminizi ne kadar hızlandırıyor? Yemek siparişinizi vermek için onay butonunu aradığınız yerde bulabiliyor musunuz? Bunlar gibi bir çok örnek vermek mümkün, kullanıcı arayüzleri, varlığını hissetmediğimiz veya bizi engellemediği sürece başarılı kabul edilen ürünler olarak ilginç bir değerlendirme kriterine sahiptir. Doğru tasarlandıklarında bilgi alışverişinizi sorunsuz biçimde tamamlamanıza imkan sağlarlar. Bu bakımdan süratin ve verimliliğin çok önemli olduğu finans sektörüne arayüz tasarımının etkisi oldukça dikkat çekicidir.

Doğru kurgulanmış bir internet şubesi  düşünelim, kullanıcı kolayca  aradığını buldu ve işlemini gerçekleştirip çıktı, toplam 55 saniye sürdü. Arayüzüne dikkat edilmeden hazırlanmış bir diğer şubede ise, kullanıcı aradığını ilk seferde bulamayıp sadece bir linke fazladan bastı, sonuçta aradığı sayfayı buldu ve işlemini gerçekleştirdi, toplam süre 1 dakika. Ciddi bir fark yok, sadece 5 saniye kaybetti.  Bu duruma bir de  perspektif değiştirerek bakalım, ay başları maaş zamanı olduğu için bankalar gibi internet şubeleri için de çok yoğun dönemlerdir. Diyelim ki internet şubelerimize bir günde ellişer bin kişilik giriş çıkış oldu ve hepsi de yukarıdaki tek bir işlemi gerçekleştirdi. Elli bin kişinin 5 saniye kaybetmesinin bankaya toplam maliyeti ciddi boyutlarda olacaktır. Aktarılan her bit veri, sunuculara yapılan her tür talep bir maliyete karşılık gelmektedir. Bir arayüz tasarımcısını endüstri ürünleri tasarımcısına yaklaştıranlar da bu detaylar konusundaki yetkinliğidir.

IMKB'de hisse hareketlerini takip eden bir broker, internet şubesinden hesabını kontrol eden bir müşteri, çağrı merkezinde size cevap veren bir görevli; hepsinin ortak özelliği karşılarındaki ekranla bilgi alışverişi halinde olmalarıdır. Bilgi alışverişlerinin süresi sadece 1 saniye kısaltırsanız, kurumlara  insan ve teknoloji kaynağı açısından  ciddi biçimde tasarruf sağlamayı başarabilirsiniz. Ayrıca kullanıcıların memnun kalacakları deneyimler en dikkat çekici reklamlar kadar etkili bir güçtür.

Dünyada öncü olabildiğimiz çok az sayıda konudan birinin finans sektöründe teknoloji kullanımı olduğunu  söylemek hiç de abartılı  olmaz. Bu konuda sürekli ödüllendirilen ve takdir toplayan birçok markaya sahibiz. Bu markalar arayüz konusunda yerleşik bir kültür henüz oluşturmasa da el yordamıyla pek çok başarılı çözüme imza atmaktalar. Teknolojiye yaptıkları yatırımın sürüklediği bu çözümler, diğer sektörlerde de belirgin bir bilincin oluşmasına öncülük etmektedir.

Bu konuda oturmuş bir eğitim altyapımız ne yazık ki henüz yok, sektördeki herkes kendi kendisini yetiştirmiş alaylı sayılabilecek kişiler. Temel tasarım eğitimi almamış kişiler kadar, grafik ve endüstriyel tasarım gibi diğer tasarım disiplinlerinden bu alana geçen insanlar sektörü sürüklemekteler. Nasıl ki bir grafik tasarımcı basım sürecinden, ürün tasarımcısı da üretim sürecinden anlamak zorunda ise, arayüz tasarımcıları da tasarım yaptıkları platformlara ilişkin teknik konularda bilgi sahibi olmalıdır.  Sorun şu ki, eğitim müfredatlarımız henüz bu sektörün beklentilerine cevap verebilecek durumda değil. Atılması gereken ilk adım sahada yetişmiş profesyonellerin okullarımızın ilgili bölümlerinde  ders vermeye başlamasıdır. Okullarla profesyonellerin buluşması, arkasından çok gerekli olan ve endüstri ürünleri tasarım bölümlerinde, öğrencilerin sanayi ile birlikte hazırlandığı projelerde olduğu gibi sektörel destekleri de kendisine kolaylıkla çekecektir. Belki de yerel seçimlerin sonuçlarını takip ettiğimiz TV kanallarının görselliğinin, IMKB işlem ekranlarının veya bankanızın internet şubesinin bir okul projesi haline getirildiğini görebileceğiz.

Bu yazı Radikal Gazetesi 19.Nisan.2009 tarihli Tasarım ekinde yayınlanmıştır.

19.04

Yunus Tunak